
Envanter yatırımlarını minimize etmek, üretimi ve verimliliği artırmak, alıcıya yapılan hizmeti artırmak amacıyla geliştirilen yönetim sistemidir.
MRP’ nin kelime anlamı malzeme ihtiyaç planlamasıdır. 1970’li yıllarda yaygın olarak kullanılan MRP stok yönetimi için kullanılan bir metottur ve neye, ne miktarda, ne zaman ihtiyaç duyuluyor sorularının yanıtlarını arar. Yani, MRP’ nin ana temasının, ‘doğru malzemeleri, doğru miktarda, doğru zamanda almak’ olduğu söylenebilir.
Üretim Kaynakları Planlaması; üretim işletmesinin tüm kaynaklarının etkin ve verimli planlanarak, şirketin malzeme-tezgah-para-insan gibi kaynaklarının eş güdüm içerisinde kullanılmasını sağlamak için geliştirilmiş bir yöntemdir.
Başarılı bir MRP II uygulamasının firmaya sağlayacağı faydalar, üretim zamanlarının azalması, stok seviyelerinin (hammadde, sistem içi stoklar ve bitmiş ürünler) azalması ve müşteri teslim zamanlarında başarı sağlanması olacaktır.
MRP II uygulamalarında en önemli parametreler; Personel, Makina ve Stok ilişkisidir. İşletmelerin kurulum amacı hizmet üretmek ve karşılığında kar elde etmektir. Ancak günümüz de rekabet koşullarının artması işletmeleri sistemli bir çalışma yapısına yönlendirmiştir. Bu sistem çalışmaları Kalite Yönetim Sistemlerinin ne kadar önemli olduğunu göstermiş ve işletmeler Kalite Yönetim Sistem’ lerine büyük talep göstermişlerdir. Kalite Yönetim Sistemleri işletmelere sistemli çalışma noktasında katkılar sağlamış ancak envanter fazlalığına ve geriye dönük izleme noktasında sıkıntıların yaşanmasına neden olmuştur. Bu noktada ERP yazılımları ve MRP II çok büyük önem kazanmıştır.
MRP II süreçlerinde personellerin etkisi çok büyüktür. İşletmeler makina ve stok planlama noktasında küçük sorunlar yaşarken, personel planlama noktasında büyük sorunlar yaşamaktalar. Üretimi yapılacak bir stoğu doğru personel ile doğru makinada ve doğru operasyon ile minimum sürede, minimum hata ve maksimum hassasiyetle üretmek, ürün maliyetini teşkil eden enerji, personel, ham madde ve ekstra maliyetler içerisinde fark yaratan en önemli etken insan faktörüdür.
Bu noktada ise İnsan Kaynakları Yönetimi (HRM) önem kazanmaktadır.

Müşteriye; ürünün, doğru zamanda ve doğru yerde, tüm tedarik zinciri boyunca en düşük maliyetle ulaştırılmasını sağlayan, para ve malzeme ile ilişkilerinin düzenlendiği yönetimdir.
Lojistik Yönetimi Konseyi’ne göre Tedarik Zinciri Yönetimi; müşteri gereksinmelerini karşılamak amacıyla hammaddelerin, süreçteki stokların, nihai ürünlerin ve başlangıçtan tüketime kadar ilişkili bilgilerin maliyet etkin akışının ve depolanmasının planlanması, uygulanması ve kontrolü sürecidir.
Ayrıca Tedarik Zinciri Yönetimi; firmanın iç kaynaklarının entegre edilerek dış kaynaklarla etkin biçimde çalışmasının sağlanmasıdır. Bu doğrultuda hammaddelerin edinilmesinden imalat ürünlerine ve buradan da tüketiciye işlenmiş ürünlerin dağıtımına kadar tüm tedarik zinciri boyunca bilgiye dayalı karar alınmasına olanak vermektedir. Amaç, geliştirilmiş üretim kapasitesi, piyasa duyarlılığı ve müşteri tedarikçi ilişkileri gibi firmanın tüm performansını oluşturan değerlerin arttırılmasıdır.

Dağıtım Merkezlerinin ihtiyaçlarının belirlenerek merkeze bildirilmesi ve bu ihtiyaçların karşılanabilmesi amacıyla, dağıtım kaynaklarının verimli ve en etkili şekilde kullanılabilmesi için planlamanın ve kontrollerin tam olarak yapılmasıdır.
Dağıtım Kaynakları Planlaması (Distribution Resource Planning) esas itibariyle dağıtım merkezlerinin ürün ihtiyaçlarının belirlenmesi, söz konusu ihtiyaçları karşılamak üzere dağıtım kaynaklarının en etkin ve verimli bir şekilde planlanması ve kontrol edilmesi sistemidir. Çeşitli ölçütlere göre farklı senaryoların denenmesi yolu ile en uygun çözümler elde edilerek yönetici ve kullanıcıların etkin kararlar almasına yardımcı olmaktadır. Dağıtım Kaynakları Planlamasının belli başlı kriterleri; Taşıma araçları, depolama alanı ve hacmi ve Zaman kısıtları olarak belirlenebilir.

Müşteri isteklerinin ve ihtiyaçlarının belirlenerek, hızla ve isteklere tam cevap verebilme kabiliyetini kullanarak, ilişkilerin müşteri sadakati yaratacak şekilde, en üst seviyede ve etkin biçimde yönetilmesini ifade eder.
Günümüz müşteri profiline baktığımızda, günümüz müşterisinin hangi hizmeti veya ürünü istediğini çok iyi bilen, sorgulayan ve bireyselliği ön planda tutan bir yapıda olduğunu görürüz. Birbirine benzer özellikteki ürünlerin olduğu bir pazarda ise üreticilerin, tüketicilerin kendilerini tercih etmelerini sağlayacak farklı olmayı gerektiren pazarlama tekniklerinin, artık müşteriyi merkezine almaktan başka çaresi kalmamıştır.
Rekabet koşulları ve ürün alternatiflerinin artmış olduğu bir piyasada ayakta kalabilmek mevcut müşteri memnuniyetini sağlamak ve buna ek olarak potansiyel müşteri portföyü oluşturmak ve bu potansiyeli kazanarak memnuniyetini sağlamakla mümkündür. Müşteriyi anlamak, ne istediğini iyi tespit etmek, problemleri minimum seviyeye indirmek ve sonuç olarak üretimin amacı olan satışı gerçekleştirerek kar elde etmek için son derece önemlidir. Daralan sektör ve piyasa koşullarında üretmek kolay ancak, ürünü müşteriye kabullendirmek zordur. Günümüzde ürün fiyatını müşteri belirlemektedir ve bu yapı sonucunda birçok işletme rekabet koşullarına göğüs gerememektedir.

İşletmenin hedeflerine ulaşabilmesi amacıyla yeterli sayıda vasıflı elemanın işe alınması, işe motivasyonlarının sağlanması, eğitimi ve branşı ile gelişiminin sağlanması ve değerlendirilmesi işlemidir. Ayrıca İnsan Kaynakları Yönetimi, bir işletmedeki insan kaynaklarının, iç ve dış gelişmelere uygun olarak etkili bir biçimde oluşturulması, geliştirilmesi, kullanılması amacıyla gözden geçirilmesi, yapılandırılması ve değerlendirilmesi ile ilişkili tüm çalışmalardır.
İnsan Kaynakları Yönetimi bir işletmenin gelişimine etki edecek en önemli parametredir. İşletmenin tüm birimlerindeki personeller, işletmenin yaptığı en önemli yatırımdır ve bu yatırım ne kadar verimli yönetilirse geri dönüşü de aynı oranda işletmeye verim kazandıracaktır. İşletmeler personel eğitimleri, motivasyonları sonucunda sistemli bir çalışma yapısına geçiş yapmakta güçlük çekmeyecekleri gibi eğitimli ve motivasyonu yerinde personeller ile toplam kaliteyi minimum maliyetle sağlayacaklardır. Ayrıca işletme kapasitesi artacaktır.
İnsan Kaynakları Yönetimi noktasında en önemli görev yine işletme yönetimine düşmektedir. İşletme yönetimi personellere eğitim ve motivasyonları noktasında destek verirken, hizmet noktasında da yaptırım gücünü personel motivasyonunu bozmayacak ölçüde uygulamalıdır.